1 Gün
Samsun – İlkadım Anıtı – Tütün İskelesi – Bandırma Vapuru – Ordu – Boztepe
Değerli konuklarımız, İzmir çıkışlı Samsun Ordu turu programımız için uçuşumuzdan 2 saat önce İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda buluşuyoruz. Saat 06:00 İzmir – Samsun uçuşumuzu gerçekleştirerek Karadeniz’in doğal güzellikleri ve yeşilin binbir tonunu barındıran şehirlerinden biri olan Samsun Havalimanı’na ulaşıyoruz.
Samsun’a varışımızın ardından bizleri bekleyen tur aracımız ve rehberimiz ile buluşuyor ve ekstra olarak alacağımız kahvaltı için bölge restoranına hareket ediyoruz. Kahvaltımızın ardından Samsun gezilecek yerler programımıza başlıyoruz.
Samsun’da ilk durağımız Tütün İskelesi oluyor. Milli Mücadele’nin başladığı yer olarak kabul edilen bu tarihi noktada, Mustafa Kemal Atatürk’ün Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan Anadolu’ya başlattığı kurtuluş yolculuğunun ilk adımı atılmıştır. Rehberimizin anlatımları eşliğinde bu tarihi atmosferi yakından tanıma fırsatı buluyoruz.
Ardından İlkadım Anıtı önünde hatıra kalacak grup fotoğrafımızı çektiriyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecini simgeleyen bu önemli anıt, Samsun turu programlarının en önemli ziyaret noktalarından biridir.
Fotoğraf çekimimizin ardından Bandırma Vapuru ve Milli Mücadele Müzesi’ni ziyaret etmek üzere hareket ediyoruz. Bandırma Vapuru’nun birebir replikası olarak yapılan bu müzede, Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcına dair önemli belgeler, balmumu heykeller ve tarihi canlandırmalar yer almaktadır. Rehberimizin detaylı anlatımları ile Milli Mücadele tarihini daha yakından tanıma fırsatı buluyoruz.
Samsun’daki gezilerimizin ardından Karadeniz’in bir başka güzel şehri olan Ordu’ya doğru hareket ediyoruz. Ordu’ya varışımızın ardından şehrin simgesi haline gelen Ordu Boztepe’ye teleferik ile çıkıyoruz.
Yaklaşık 485 metre yükseklikte bulunan Boztepe, Ordu’nun en güzel seyir noktası olarak bilinmektedir. Burada vereceğimiz mola sırasında Karadeniz’in eşsiz manzarasını kuşbakışı izleyebilir, fotoğraf çekebilir ve çay molası ile manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz.
Boztepe’deki keyifli molamızın ardından konaklama yapacağımız Ordu otelimize yerleşiyoruz.
Konaklama Oteli: Ordu Otelleri (Fatsa Yalçın Otel – Ordu Anemon Otel – Bal Otel vb.)
2 Gün
Kuzalan Şelalesi – Mavi Göl ve Göksu Travertenleri – Trabzon Ayasofya – Telkari ve Kazaziye Sanatı – Atatürk Köşkü
Değerli konuklarımız, sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltının ardından Karadeniz’in doğal güzelliklerini keşfetmeye başlıyoruz. İlk durağımız doğanın eşsiz güzelliklerinden biri olan Kuzalan Şelalesi oluyor. Giresun’un Dereli ilçesi sınırlarında yer alan bu doğal güzellik, Karadeniz’in en etkileyici şelalelerinden biri olarak bilinmektedir. Yemyeşil ormanların arasında bulunan şelalede vereceğimiz fotoğraf molası ile bu doğal manzaranın keyfini çıkarıyoruz.
Fotoğraf molamızın ardından Karadeniz’in büyüleyici doğal güzelliklerinden biri olan Mavi Göl ve Göksu Travertenleri’ne hareket ediyoruz. Özellikle turkuaz rengi ile dikkat çeken Mavi Göl, Karadeniz’in son yıllarda en popüler doğal destinasyonlarından biri haline gelmiştir. Doğal oluşum olarak bölgede oldukça nadir görülen Göksu Travertenleri, beyaz traverten basamakları ve berrak suyu ile ziyaretçilerine adeta görsel bir şölen sunmaktadır. Bu eşsiz doğal oluşumları ziyaret ettikten sonra Karadeniz’in en köklü şehirlerinden biri olan Trabzon’a doğru yolculuğumuza devam ediyoruz.
Tarihi İpek Yolu’nun en önemli şehirlerinden biri olan ve yaklaşık 4000 yıllık geçmişi ile Karadeniz’in kültür merkezlerinden biri olarak kabul edilen Trabzon’u keşfetmeye başlıyoruz. Şehir turumuzun ilk durağı, Trabzon’un en önemli tarihi yapılarından biri olan Trabzon Ayasofya oluyor. 1204 yılında İstanbul’un Latin işgaline uğramasının ardından İstanbul’dan kaçan imparatorluk ailesinden I. Manuel Komnenos tarafından 1250 – 1260 yılları arasında kilise olarak yaptırılan Ayasofya, tarih boyunca farklı dönemlerde çeşitli amaçlarla kullanılmıştır. 1584 yılında camiye çevrilen yapı, 1964 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilerek müze haline getirilmiş, 2012 yılında ise yeniden ibadete açılarak cami olarak kullanılmaya başlanmıştır. Rehberimizin anlatımları eşliğinde bu tarihi yapıyı yakından tanıma fırsatı buluyoruz.
Trabzon gezimizin devamında, bölgenin kültürel mirasının önemli parçalarından biri olan Trabzon Hasırı, Telkari ve Kazaziye sanatı hakkında bilgi ediniyoruz. Özellikle Trabzon’da nesilden nesile aktarılan ve günümüzde yalnızca birkaç usta tarafından sürdürülen Kazaziye sanatı, ince işçilik gerektiren özel bir el sanatıdır. Trabzon’a özgü bu geleneksel el sanatlarını yapan ustaların atölyelerinde hazırlanan ürünleri görme ve inceleme fırsatı buluyoruz. Dileyen misafirlerimiz burada Trabzon hasırı ve telkari takılar arasından alışveriş yapabilirler.
Alışveriş molamızın ardından Trabzon’un Soğuksu mevkiinde bulunan ve şehrin en önemli tarihi yapılarından biri olan Atatürk Köşkü’ne hareket ediyoruz. Trabzon eşrafından ticaret ve bankerlik yapan Rum asıllı Konstantin Kabayanidis tarafından yazlık olarak kullanılmak üzere yaptırılan bu köşk, daha sonra hazineye geçmiş ve Cumhuriyet döneminde Mustafa Kemal Atatürk’ün Trabzon ziyaretlerinde konakladığı önemli bir yapı haline gelmiştir. Bahçesi ve mimarisi ile dikkat çeken köşk, zarif mimarisi ve özenle düzenlenmiş peyzajı ile ziyaretçilerini adeta geçmişe götürmektedir.
Köşk bahçesinden Trabzon manzarasını izledikten ve köşkü gezdikten sonra günün programını tamamlıyor ve konaklama yapacağımız Trabzon otelimize doğru hareket ediyoruz.
Konaklama Oteli: Trabzon Otelleri (İvme Otel, Anemon Trabzon Otel, Marap Otel vb.)
3 Gün
Sümela Manastırı – Altındere Milli Parkı – Sürmene Bıçak Atölyesi – Çay Fabrikası – Uzungöl – Lustra veya Karester Yaylası
Değerli konuklarımız, otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltı sonrasında Karadeniz’in eşsiz doğasında keyifli bir gün geçirmek üzere tur programımıza başlıyoruz. Maçka üzerinden ilerleyerek Coşan Dere’yi yanımıza alıyor ve yemyeşil doğası ile büyüleyici bir manzara sunan Altındere Vadisi boyunca ilerleyerek Altındere Milli Parkı’na ulaşıyoruz. Karadeniz’in en önemli doğal alanlarından biri olan bu milli park, zengin bitki örtüsü ve doğal güzellikleri ile dikkat çekmektedir.
Altındere Milli Parkı’na ulaştıktan sonra dolmuş minibüslere binerek Karadeniz’in en önemli tarihi yapılarından biri olan Sümela Manastırı’na doğru yolculuğumuza devam ediyoruz. Efsaneye göre Atinalı Barnabas ve Sophronios adlı iki keşiş tarafından 4. yüzyılda kurulan Sümela Manastırı, özellikle Trabzon İmparatoru III. Aleksios Komnenos (1349-1390) döneminde büyük önem kazanmıştır. Karadeniz’in sarp kayalıkları üzerine inşa edilmiş olan bu etkileyici yapı, hem mimarisi hem de bulunduğu konum ile ziyaretçilerini büyülemektedir.
Manastır ziyaretimiz sırasında Meryem Ana Kilisesi, öğrenci odaları, ayazma, su kemerleri ve duvarları süsleyen tarihi freskler hakkında rehberimizden detaylı bilgiler alıyoruz. Eşsiz manzarası ve tarihi atmosferi ile dikkat çeken Sümela Manastırı gezimizin ardından bölgeden ayrılarak Karadeniz’in önemli yerleşimlerinden biri olan Sürmene’ye doğru hareket ediyoruz.
Bir tarafında Karadeniz, diğer tarafında Manahos Deresi arasında kurulmuş olan Sürmene, özellikle Sürmene bıçağı ile ün kazanmış bir ilçedir. Burada çeliğin su ile buluşmasının ardından ustaların maharetli ellerinde şekillenen Sürmene Bıçak Atölyesi’ni ziyaret ediyoruz. Karadeniz’in geleneksel el sanatlarından biri olan Sürmene bıçağının yapım süreci hakkında bilgi alıyor ve dileyen misafirlerimiz için alışveriş molası veriyoruz.
Sürmene ziyaretimizin ardından Karadeniz’in en önemli kültürel değerlerinden biri olan Türk çayı hakkında bilgi almak üzere Çay Fabrikası ziyaretimizi gerçekleştiriyoruz. 1924 yılından itibaren ülkemizde yapılmaya başlayan çay tarımı, Karadeniz bölgesinin en önemli ekonomik faaliyetlerinden biridir. Fabrika ziyaretimiz sırasında çayın üretim aşamaları, işlenme süreçleri ve doğru çay demleme teknikleri hakkında uzmanlardan bilgi alıyoruz. Ayrıca ilk hasattan elde edilen taze çaylarımızı tatma fırsatı buluyoruz. Anlatımların ardından alışveriş yapabilmeniz için serbest zaman veriyoruz.
Serbest zamanın ardından Of ilçesi üzerinden ilerleyerek Solaklı Deresi’ni takip ediyor ve Çaykara ilçesi sınırlarında yer alan Uzungöl’e ulaşıyoruz. Deniz seviyesinden yaklaşık 1000 metre yükseklikte bulunan Uzungöl, Karadeniz’in en popüler turizm merkezlerinden biridir. Demirkapı Yaylası ve Soğanlı Dağları’ndan gelen Haldizen Deresi’nin önünün heyelan sonucu kapanması ile oluşan bu doğal göl, çam ormanları ile çevrili muhteşem manzarası ile ziyaretçilerini büyülemektedir.
Uzungöl’de vereceğimiz serbest zaman içerisinde göl etrafında yürüyüş yapabilir, doğanın tadını çıkarabilir ve seyir tepelerinden Uzungöl manzarasını fotoğraflayabilirsiniz.
Dileyen misafirlerimiz ise ekstra olarak düzenlenecek olan ve 2400 metre rakım yüksekliğine sahip Lustra veya Karester Yaylası turuna katılabilirler. Karadeniz’in yüksek yaylalarından biri olan bu bölge, bulutların üzerinde yer alan manzarası ve doğal güzelliği ile unutulmaz bir deneyim sunmaktadır.
Serbest zamanımızın ardından Uzungöl’den ayrılıyor ve konaklama yapacağımız otelimize doğru hareket ediyoruz. Akşam yemeği konaklama otelimizde alınacaktır.
4 Gün
Ayder Yaylası – Zilkale – Palovit Şelalesi – Şenyuva Köyü – Çeçeva Çay Bahçeleri – Rize Bezi – Sarp Sınır Kapısı – Yöresel Gürcü Gecesi
Değerli konuklarımız, otelimizde alacağımız açık büfe sabah kahvaltısının ardından Karadeniz’in en ünlü yaylalarından biri olan Ayder Yaylası’na doğru hareket ediyoruz. Yaklaşık 1350 metre yükseklikte bulunan Ayder Yaylası, zengin bitki örtüsü, temiz havası ve doğal güzellikleri ile Karadeniz’in en önemli turizm merkezlerinden biridir. Ayrıca 2010 yılında Berlin Uluslararası Film Festivali’nde ülkemize “Altın Ayı” ödülünü kazandıran “Bal” filminin çekimleri de bu bölgede gerçekleştirilmiştir.
Ayder Yaylası’na ulaştıktan sonra bölgenin önemli doğal noktalarından olan Gelin Tülü Şelalesi ve Horon Düzlüğü gezilerimizi gerçekleştiriyoruz. Yaylada vereceğimiz serbest zaman sırasında misafirlerimiz doğanın keyfini çıkarabilir, yayla manzarasında yürüyüş yapabilir ve fotoğraflar çekebilirler.
Ayder Yaylası gezimizin ardından Çamlıhemşin’e geliyor ve dileyen misafirlerimiz ile ekstra Zilkale ve Palovit Şelalesi turumuzu gerçekleştiriyoruz.
Ekstra turumuz kapsamında Şenyuva Köyü’nü görüyoruz. Karadeniz mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan bu tarihi köy aynı zamanda Sevdaluk dizisinin çekildiği yerlerden biri olarak da bilinmektedir. Burada tarihi Çinçiva Köprüsü’nde fotoğraf molası veriyoruz.
Fotoğraf molasının ardından Fırtına Vadisi üzerinde yükselen tarihi Zilkale’ye ulaşıyoruz. Kartal yuvasını andıran konumu ile dikkat çeken Zilkale, Karadeniz’in en etkileyici tarihi kalelerinden biridir. Rehberimizin anlatımları eşliğinde kaleyi geziyor ve vadinin eşsiz manzarasını izliyoruz.
Zilkale ziyaretimizin ardından Karadeniz’in en güçlü şelalelerinden biri olan Palovit Şelalesi’ne gidiyoruz. Gürül gürül akan suyu ve doğal güzelliği ile ziyaretçilerini büyüleyen şelalede fotoğraf molası veriyoruz. Ardından tekrar Çamlıhemşin’e dönüyoruz.
Turumuzun devamında Rize’nin Gündoğdu ilçesine geliyoruz. Karadeniz’in geleneksel dokuma kültürünü yaşatan Rize Bezi ürünlerinin hazırlandığı bez fabrikasını ziyaret ediyoruz. Karadeniz’in emekçi kadınları tarafından el işçiliği ile dokunan bu özel ürünlerin hikayesini dinliyor ve alışveriş için serbest zaman veriyoruz.
Serbest zamanın ardından Karadeniz’in en önemli kültürel değerlerinden biri olan Türk çayının yetiştiği Çeçeva Çay Bahçeleri’ne gitmek üzere yola çıkıyoruz. Ekstra olarak düzenlenen bu tur sırasında çay bahçelerinde yürüyüş yapabilir, Karadeniz’in eşsiz çay manzaralarını fotoğraflayabilirsiniz.
Çay bahçeleri ziyaretimizin ardından Sarp Sınır Kapısı’na ulaşıyoruz. Burada gerçekleştirilecek sınır geçiş işlemlerimizin ardından Batum gezimize başlıyoruz.
Batum gezimizin ilk durağı Kafkas Transit Yolu üzerinde yer alan ve Aydınlanma Yolu olarak da bilinen güzergâhta bulunan St. Andrew Heykeli oluyor. Hristiyanlığı Gürcistan’a getiren ilk misyoner olarak kabul edilen St. Andrew hakkında rehberimizden bilgiler alıyoruz.
Daha sonra Gonai Hisarı ve okaliptüs ağaçları eşliğinde yolculuğumuza devam ediyoruz. Yol üzerinde Bayburt’tan doğup Batum’da Karadeniz’e dökülen Çoruh Nehri üzerinde bulunan Rus Köprüsü’nü görüyoruz.
Günün sonunda Batum’da bulunan otelimize yerleşiyoruz. Bu akşam konaklamamız oda kahvaltı şeklinde olacaktır. Dileyen misafirlerimiz ile ekstra olarak düzenlenecek yöresel yemekler eşliğinde Gürcü gecesi programına katılabilirler. Bu programda Gürcü müzikleri, dans gösterileri ve yöresel lezzetler eşliğinde keyifli bir akşam geçirme fırsatı bulabilirsiniz.
Konaklama Oteli: Batum Otelleri (Ephoria Otel Casino vb.)
Önemli Uyarı
Batum’a giriş yalnızca yeni tip T.C. kimlik kartı ile yapılabilmektedir. Ehliyet ile giriş yapılamamaktadır. T.C. vatandaşı olmayan misafirlerimizin giriş işlemleri kendilerine aittir. Belge eksikliği sebebiyle giriş yapamayan misafirlerin Batum’a girişleri mümkün olmayacak olup, Türkiye tarafında konaklama masrafları kendilerine ait olacaktır.
Resimsiz, yıpranmış veya çipi düşmüş kimlik kartları ile sınır geçişine izin verilmemektedir. Yurtdışı çıkış harcı misafir tarafından ödenmektedir.
Ailesi ile birlikte (anne ve baba aynı anda) seyahat etmeyecek olan 18 yaş altı misafirlerin Batum’a geçişleri için noterden onaylı muvafakatname gerekmektedir.
Bebek dahil tüm misafirlerin kimliklerinde fotoğraf bulunması zorunludur.
5 Gün
Makhuentseti Şelalesi – Tamara Köprüsü – Batum Limanı – Orta Camii – Saat Kulesi – Piazza Meydanı – Medea Heykeli – Hükümet Binası – Poseidon Heykeli – Ali ve Nino Heykeli – Alfabe Kulesi – Bulvar Park
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından tur programımıza başlıyoruz. Dileyen misafirlerimiz ile birlikte Gürcistan’ın doğal güzelliklerinden biri olan Makhuentseti Şelalesi’ne doğru hareket ediyoruz. Yemyeşil doğanın içinde yer alan bu etkileyici şelale, Batum çevresinin en çok ziyaret edilen doğal noktalarından biridir. Burada suyun oluşturduğu doğal atmosfer içerisinde kısa bir mola veriyor ve doğa ile iç içe keyifli anlar geçiriyoruz.
Şelale gezimizin ardından Tamara Köprüsü’ne ulaşıyoruz. Orta Çağ döneminden günümüze ulaşan ve Gürcistan’ın en önemli tarihi köprülerinden biri olarak kabul edilen bu yapı, Kraliçe Tamara dönemine ait mimari özellikleri ile dikkat çekmektedir. Burada vereceğimiz fotoğraf molası sırasında köprünün tarihi atmosferini ve çevredeki doğal manzarayı fotoğraflama fırsatı buluyoruz.
Tamara Köprüsü ziyaretimizin ardından Batum şehir merkezine geçerek turumuza devam ediyoruz. Karadeniz kıyısında yer alan modern şehir yapıları ile dikkat çeken Batum, Gürcistan’ın en önemli turizm merkezlerinden biridir.
Şehir turumuz sırasında ilk olarak Batum Limanı’nı görüyoruz. Karadeniz’in önemli ticaret limanlarından biri olan bu bölge, aynı zamanda Batum’un hareketli noktalarından biridir.
Daha sonra Osmanlı döneminden günümüze ulaşan şehirdeki tek Osmanlı eseri olan Orta Camii’ni ziyaret ediyoruz. Ardından Batum’un önemli simgelerinden biri olan Saat Kulesi ve Avrupa mimarisinin etkilerini taşıyan Piazza Meydanı’nı görüyoruz.
Şehir turumuz sırasında ayrıca Gürcistan tarihinin önemli figürlerinden biri olan Medea’yı temsil eden Medea Heykeli, Batum’un modern mimarisini yansıtan Hükümet Binası, mitolojik figürü ile dikkat çeken Poseidon Heykeli, şehrin kültürel yapısını yansıtan Tiyatro Binası ve Gürcü alfabesini simgeleyen Alfabe Kulesi gibi Batum’un önemli turistik noktalarını görme fırsatı buluyoruz.
Turumuzun en dikkat çekici noktalarından biri olan Ali ve Nino Heykeli, aşkı ve kültürel birlikteliği simgeleyen hareketli heykel yapısı ile Batum’un en popüler fotoğraf noktalarından biridir.
Şehir turumuzun ardından Batum Bulvar Parkı’nda mola veriyoruz. Karadeniz kıyısı boyunca uzanan bu geniş park alanında kafelerde oturabilir, palmiyeler ve rengarenk çiçekler arasında keyifli yürüyüşler yapabilirsiniz.
Serbest zamanın ardından Sarp Sınır Kapısı’na doğru hareket ediyoruz. Burada gerçekleştireceğimiz çıkış işlemlerinin ardından Türkiye’ye geçerek konaklama yapacağımız Artvin otelimize yerleşiyoruz.
Konaklama Oteli: Artvin Otelleri (Marina Otel, Terzioğlu Otel vb.)
6 Gün
Değerli konuklarımız, otelimizde alacağımız açık büfe sabah kahvaltısının ardından tur programımıza başlıyoruz. İlk olarak Türkiye’nin en büyük barajlarından biri olan Deriner Barajı’nı gözlemleyerek yolculuğumuza devam ediyoruz. Artvin sınırları içerisinde yer alan ve dünyanın sayılı yüksek barajları arasında gösterilen Deriner Barajı, Çoruh Nehri üzerinde inşa edilmiş önemli bir mühendislik yapısıdır.
Yolculuğumuz sırasında yaklaşık 60’a yakın tünelden geçerek Doğu Anadolu’nun etkileyici doğa manzaraları eşliğinde ilerliyoruz. Yol üzerinde Türkiye’nin en büyük doğal şelalelerinden biri olan Tortum Şelalesi’nde fotoğraf molası veriyoruz. Yaklaşık 50 metre yükseklikten dökülen bu etkileyici şelale, Türkiye’nin en önemli doğal turizm noktalarından biri olarak bilinmektedir.
Tortum Şelalesi’nin eşsiz manzarasının ardından Yedigöller bölgesini de görerek Erzurum’a doğru yolculuğumuza devam ediyoruz. Doğal güzellikleri ile dikkat çeken bu bölge, Doğu Anadolu’nun saklı doğa harikalarından biridir.
Erzurum’a ulaştıktan sonra öğlen yemeğimizde meşhur Erzurum Çağ Kebabı’nın tadına bakıyoruz. Erzurum mutfağının en ünlü lezzetlerinden biri olan çağ kebabı, odun ateşinde pişirilmesi ve özel sunumu ile Türkiye’nin en sevilen kebapları arasında yer almaktadır.
Öğle yemeğimizin ardından Erzurum şehir gezimize başlıyoruz. İlk durağımız 1991 yılında Turizm Bakanlığı tarafından restore edilen ve günümüzde müze olarak kullanılan Yakutiye Medresesi oluyor. İlhanlı dönemine ait önemli mimari eserlerden biri olan bu medrese, taş işlemeleri ve tarihi atmosferi ile dikkat çekmektedir.
Yakutiye Medresesi ziyaretimizin ardından Erzurum’da bulunan önemli Osmanlı eserlerinden biri olan camiyi ziyaret ediyoruz. Erzurum’daki ilk Osmanlı camilerinden biri olan ve dönemin mimarbaşı Mimar Sinan tarafından Lala Mustafa Paşa adına yaptırılan bu cami, bugün de kendi adıyla anılmaktadır.
Ziyaretimizin ardından Erzurum’un en önemli tarihi yapılarından biri olan Rüstem Paşa Kervansarayı (Taşhan)’a geçiyoruz. Taşhan’da vereceğimiz serbest zaman sırasında Oltu taşı çarşılarında gezebilir, Erzurum’a özgü hediyelik ürünleri inceleyebilir ve alışveriş yapabilirsiniz.
Serbest zamanın ardından Erzurum’un sembollerinden biri olan Çifte Minareli Medrese’yi ziyaret ediyoruz. Selçuklu dönemine ait bu görkemli yapı, Erzurum’un en önemli tarihi simgelerinden biridir. Medrese ziyaretimizin ardından Ulu Cami’yi geziyoruz.
Ardından Erzurum’un geleneksel mimarisini yansıtan Erzurum Evleri arasında keyifli bir yürüyüş gerçekleştiriyoruz. Bu tarihi evler, Erzurum’un kültürel dokusunu ve yaşam tarzını yansıtan önemli mimari yapılardır.
Yürüyüşümüzün ardından Sultan Melik Mahallesi’nde bulunan ve Anadolu’daki mezar anıtlarının en güzel örneklerinden biri olarak kabul edilen Üç Kümbetler’i ziyaret ediyoruz. Selçuklu dönemine ait olan bu yapılar, Erzurum’un en önemli tarihi eserlerinden biridir.
Gezimizin ardından Erzurum Evi’nde kısa bir mola veriyor, Doğu Anadolu’nun eşsiz atmosferine veda ederken sıcak çaylarımızı yudumluyoruz.
Programımızın sonunda Erzurum Havalimanı’na doğru hareket ediyoruz. Saat 22:20 Erzurum – İzmir SunExpress uçuşu için sizleri havalimanına bırakıyor ve bir başka organizasyonda tekrar görüşmek dileğiyle sizlere veda ediyoruz.
Fiyata Dahil Hizmetler
Fiyata Dahil Olmayan Hizmetler
Detaylar